29 Aralık 2011 Perşembe

İzmit ve Müzik

Geçtiğimiz gün Umuttepe'ye bir güzel sis çöktü ki değmeyin keyfime! Öyle böyle sis değil, bulutlar inmişti yere. Bulutların içinde yürümek! Hava da karanlık, beş metre ötemi görüyorsam iyi! Başım önde gidiyordum, sanki bulutlara nasıl bastığımı görmek için, kafamı kaldırdığımda yolun tam ortasında olduğumu, sisin içinde kendini zor aydınlatan lambaların parklıklığını gördüm. İleriye doğru uzanıyor ve hemen sönüyorlardı. Kaç dakika o şekilde dikildim bilmiyorum. Zaman mefhumunu hak getire!

Sallana sallana yürümeye başladım. Bulutların içindeydim, kendi müziğimle. İzmit herkese başka müzik dinletir işte böyle. Kimi dans ederek yürür, kimi boynu bükük, kiminin elleri kırımıştır,Kimi bakışlar yorgundur, kimilerinde heyecanın pırıltısı gözlerinizi kamaştırır. İzmit herkese başka kucak açar. Liseliler aşklarını kendi müziklerinde yaşarlar b'oğlum! Çalışanların bedenlerindeki yorgunluk, çınarların estirdiği rüzgarla bile gitmez bazen. Özlemlerin tadı başkadır, gri gökyüzü altında. Marina'da gözyaşları yüzünde donanları çok kimse görmez. Fotoğraf makineleriyle üniversiteliler gezinirler. Bir yerlerden yerel bir muhabir elinde kamerasıyla çıkıverir karşınıza.

Müzik Durakları da var artık. O duraklar sessizdir... Bazen misafir ettikleri de yok değildir! Ama bazendir o işte. İzmit'te, herkes kendi müziğini dinler çınarların altında.

Çoktan sınıfın kapısına gelmiştim...

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Copyright 2009 voorrnk
ES